22 Şubat 2010 Pazartesi

Bahar gelirken


Kızım benim, küçük güzel meleğim. Gün geçtikçe güzelleşen bir duygu bu, her geçen gün değişen çehresi ve davranışlarıyla meleğim şaşırtmaya devam ediyor. 6 gün sonra 9 aylık olacak Zeynep, geçen hafta emeklemeye başladı. Hafta sonu kabloları toparlamak için oturduğumuz odada bir kaç değişiklik yaptım, bir de bahar temizliği. Giymediğim kıyamadığım bütün eşyaları çıkardım, pek bir şey kalmadı gibi ama bir tur daha girsem dolaplara yine bir o kadar daha çıkarabilirim sanırım.
İşlerim yoğunlaşıyor, bu dönem zorlu bir dönem olacak. Her hafta bir etkinlik, bir toplantı, bir kutlama... Umarım birbirimizi çok özlemeden sağlıkla geçiririz bu dönemi de.
Dört dişi ile devam ediyoruz, yakın bir zamanda diş bulguru yapalım, kuzumun hiç bir şeyi eksik kalmasın. Oyuncak almak çok akıllıca bir şey değilmiş, anne baba için renkli şeyler hoş tabii ama terlik, uzaktan kumanda, cep telefonu, toka, tarak kızımın daha çok ilgisini çekiyor. Hafta sonu iki gün boyunca sadece çiş ile idare etti,  dün akşam zeytinyağı içirdim bir küçük çay kaşığı hemen etki etti. Maşallahhhh, doğal yollardan şaşmamak gerek.
Yaklaşık 1 aydır ma- ma-ma   diyor, bir de çığlık çığlığa bağırıyor, yakın zamanda da ba -ba-ba demeye başladı. Bir de yabancıyı çok kolay ayırt ediyor artık, gezerken ya da kendi halindeyken duruyor, beni gördüğü anda çığlığı basıyor. İlginç bir duygu, acaba o anda ne hissediyor? Ya da korkunç mu görünüyorum gözüne, ya da "annesinin onu bıraktığını mı sanıyor"?  Merak ediyorum, gece uykusu bölük pörçüktü bugün, dün düzeni bozuldu, dışarıya çıktık çünkü.Acaba ondan olabilir mi?
İş için hazırlanmak gerek niyetiyle dün duşa girdim, bu arada Zeynep babası ile birlikte vakit geçirdi. Bir baktım ki babası Zeynep'in saçlarını kurutuyor, terlemiş diye. Hoşuma gitti, babası ile başbaşa bıraksam kim bilir nasıl iletişim kuracaklar? Şimdi etrafta hep ben varım, babada onun rahatlığı var ama eminim ki, sorumluluk kendisine kalsa en az benim kadar ilgilenecek Zeyneple.
Bahar geliyor, güneş olan her gün güzel. Ama ben ne güne, ne geceye hiç bir şeye yetişemiyorum....

8 Şubat 2010 Pazartesi

Uzun bir yolculuk, diş çıkarma dönemi ve kamp

Somestrda Antalya'ya gittik ve geldik. Zeynep alt tarafta bir dişle geldi, 14 sonra döndüğümüzde 4 dişi vardı. Temiz hava, deniz havası bebeklere iyi geliyor. Ama şansımıza çok yağmurluydu. Dışarı doğru dürüst çıkamadık otelden ve klima çalışmayan yerlerde soğuğu hissettik. Zeynep anneannesi ile odada samimiyeti iyice ilerletti. Şimdi gördüğü zaman çığlıklar atıyor.
Ben Side'ye görev dolayısı ile gittim, bebeğim küçük olduğu için bırakma durumu söz konusu olmadı. Daha da bağlandık birbirimize, gerçi bugün işten gelince beni görmezden geldi bir süre.
Her geçen gün daha çok şaşırıyor insan, bir bebeğin büyümesi büyük bir MUCİZE... Şükürler olsun...