28 Aralık 2009 Pazartesi

kızıma şiir... gibi bir şey

Annelere yazılır genelde
İçi sevgiyle beslenmiş yazılar
Sonra bir de gelir ya
"Anneler günü..."
Anlatır çocuklar annelerini, ha unutmadan çocuklar küçükken babalar...

Ben anneyim şimdi
Anneyim yani işte, ben bitti.
BİZE attım çapayı, dalgalandıkça yerleşiyor anne-kız bağı

Sana baktıkça kızım
Coşkumun içi dolu
Gözbebeklerim sevgiden taşacak gibi
Her anın ayrı güzel
(Uykusuz gecelerde olmasına rağmen saçlarım tel tel)
Senin sağlığın için kendimden geçerim ( yani vazgeçebilirim anlamında)
Sen yeter ki mutlu ol büyüyünce
Gel Zeynep gel gel
İçimin en köşesinden bir tanecik paylaşanım olmaya gel...

21 Aralık 2009 Pazartesi

Pazartesi

Cumartesi günü doktora gittik, kilosu biraz azmış kuzumun. Sebze yemeklerinde çok istekli değil çünkü, ağzını kitliyor. Damak tadı oluşmuş demekmiş bu, bir şekilde yedirmemiz gerekiyormuş, 7. aydan itibaren balık, ciğer, ceviz, badem, fındık vermeye başlayın dedi doktor. Ben ve ciğer.......... Mümkün değil ama ciğer sevenler kızıma özel bir menü hazırlayabilirler, bakalım kimse benzeyecek kızımız? Babası gibi ciğerseven mi olacak acaba?

Yattığı gibi bulmak artık pek mümkün olmuyor, 180 derece dönmüş vaziyette buluyorum genelde. Hatta bugün çorabını çıkarmıştı ayağından. Zaman gerçekten çok hızlı ilerliyor, benim için olduğu gibi herkes için geçiyor.
Premier'in buhar makinesini aldık cumartesi günü, hepsi aynı işi yapıyor diye marka konusunda çok ısrarcı davranmadık, zaten carrefour'da ya 39 TL idi galiba.Doktorumuz tüketici ruhumuzu çok beslemiyor zaten, şu gerekli mi yok değil, bu gerekli mi yok değil replikleri ile yine de maksimum fayda alabileceğimiz şeyleri alarak tüketiyoruz.

11 Aralık 2009 Cuma

Burnu tıkalı kızımın...

Artık hareket etmeye başladı ya kuzum, üzerini açtığı için mi yoksa başka bir sebepten mi bilmiyorum, burnu tıkandı. Burnunun tıkanık olmasından dolayı bütün gece uyumadı, kah uyudu, kah ağladı, içim lime lime oldu. Ben bundan sonraki bütün hayatımda uyumasam da olur yeter ki sen iyi ol, yeter ki ağlama temennileri içinde geçti gecem.
Kıyamıyor insan, kıyamadım, sonra belinden yukarısını biraz yükselterek ve başını yukarıda tutarak yani ana kucağı pozisyonu sağlayarak uyuttum, aklım onda, ruhum onda...Sabah 06:30 da yorganın altına girdim, 07:30 da uyandım ve 07:45 deki servise yetiştim... Serum fizyolojik aldı dedesi, umarım iyi gelir. Damlatmışlar burnuna, en son aradığımda uyuyordu.
Annelik nasıl bir duygu böyle, sadece aklından tek bir şey geçiyor insanın... Şükür, şükür, şükür...
Yarın normal doğum kursundaki arkadaşlarım gelecek bana, Zeynep 6,5 aylık, Egemen 6 aylık, Kayra 5,5 aylık. Ay karıştırmamışımdır inşallah.. Arkadaşları ile bakalım ne yapacak güzel kızım?
Bütün bebekler sağlıklı olsun. Anne olduktan sonra herşeye farklı gözle bakıyor insan, öğrenciler için tehlike oluşturabilecek her şey anında görülebiliyor, bazen fazla pipirikli bile olabiliyorum. Arkadaşları ile maceralarını yazacağım.. İyi hafta sonları herkese.

8 Aralık 2009 Salı

6.ay ortasında uyku düzenimiz...

Dün sabah yarım saat kestirmiş kızım, öğleden sonra da iki saat. Evde temizlik vardı, gittim ama bitmedi iş tabii ki. Temizlik sonrası eski düzenime kavuşma isteği ile pervane gibi dolaştım evde. Zeynep bu arada dedesi ile oynadı, nar çiçeği çayının tadına baktı. Baktım ki mızmızlanıyor, bir de kulağını kaşıyor, geciktiğimi düşünerek hemen bütün çözüm seçeneklerimi sıraladım. Kucağıma aldım, yanıma yatırdım, sırtını sıvazladım, değişik sesler çıkardım, ben şekilden şekile girdikçe kuzum daha çok ağlamaya başladı.
Bir anda bir şimşek çaktı ve ninni CD sini açtım. Arkadan yumuşak bir ses geldi, "atem tutem ben seni, şekere katem ben seni, akşam baban gelen de oy önüne atem ben seni...." Ana kucağında birdenbire sustu, kafasını yan tarafa çevirdi ve sakinleşti....Kuzum benim, 4 kere aynı ninniyi dinledikten sonra uyudu ( 20:30)  bir kaç kere mantra dedikleri ağlama sesi geldi, babası yattığı yerde şşşşşşşş diyerek tekrar dalmasını sağladı.
Gece 12:00'de uyandı, emzirdim ve uyuduk tekrar. Sabah 6'da ehe diye bir ses geldi, kalktım bir de baktım ki, bebeğim uyanmış, battaniyesini açmış ayakları ile oynuyor, 180 derece dönmüş yatağın içinde, hem sırt üstü yatıyor hem de başı diğer tarafa gelmiş, kim bilir kaç dakikadır öyle oynadı? Ev sıcaklığı iyi, ama üzerini açtığı için tedirgin oldum. Umarım üşümemiştir....
Aldım kucağıma sarıldım, öptüm kokladım, karnını doyurdum kızımın ve tekrar dalmasını sağladım.İşe gitmeden önce bir saat kadar uyuyayım dualarım ile sıcacık yatağa girdim. Sabah oldu, sokaktan geçen simitçiden sıcacık simitler aldım, Güler Teyzemiz geldi, giyindim, kızımı göremeden servise bindim...
İşteyim, özledim....
( Baby 2 go bebek arabamızın bir vidası düşmüştü, yaklaşık 20 gün oldu, hala tamir edip geri gönderemediler, Ellerindeki vidayı takmışlar, ama orjinali istiyoruz, garanti süresinde olduğu için.  Haksız mıyız?Onlar da vazgeçip bizim arabayı geri almamızı bekliyorlar heralde, bakalım kim daha inatçı?Bu konularda çok inatçı hatta bazılarının tabiriyle kıl olabiliyoruz, hakkımızı sonuna kadar savunuruz.)

7 Aralık 2009 Pazartesi

Diş geliyor mu acaba?


6 ayımız doldu, 7 ye yaklaşıyoruz. Kuzum bugünlerde huzursuz, uyku düzeni diye bir şey kalmadı. Bayramda İzmir'e gittik geldik, araba yolculuğundan bu sefer hoşlanmadı, tam 6 ayını doldurduğunda dönmeyi keşfetti. Keşifler başlamışken kendisine ve dünyaya dair, uzun süre anakucağında oturunca sıkıldı, çok sıkıldı.
Aradan 10 gün geçmesine rağmen hala oturtamadık düzeni, havalar soğuk olduğu için temiz hava almak gibi bir lüksümüz de kalmadı. Geçtiğimiz hafta 6. ay aşılarını oldu, anneanne ve dedesi götürdü, çok acımış canı kızımın. Üçü de ağlamış acıdan,kendisini ne kadar sıktıysa gözü kanamış bebeğimin...
Ertesi günü izin aldım ve doktorumuza götürdüm, pişik var bir de, geçmiyor bir türlü... İlaç verdi doktorumuz ama çok fazla bir değişiklik olmadı. Değişiklik olmazsa diye eczanede yapılan bir ilaç vermişti, bugün ona başlayacağız bakalım.
Bebek Bakımında Mucizevi Öneriler kitabını da okuyorum internette de araştırıyorum... Ama zamanla birlikte gelişmeler gerçekleşiyor ve her gelişmede bebeğimin huyu değişiyor.
Gündüz uykularını kısaltırsak geceleri de uzun uyur düşüncesine inanarak en fazla 1,5 saat uyuttuk, bugün kendi haline bırakın dedim,  gündüz ne kadar uyumak istiyor, gece ne yapacak her şey bebeğimin istediği gibi olsun, doğal sürecine bırakalım. Önce bebeğimi anlamaya çalışayım, sonra ikimizin ortak noktasını belirleyelim ve uyalım. Rutinimizi oluşturalım...
Saçları iyice döküldü kuzumun, bakalım yenileri ne zaman çıkacak?
Hafta sonu eşim sinemaya gitmeyi teklif etti, annem "hadi gidin ben bakarım" dedi, çıktık yola.Sıraya girdik, fragmanları izleyerek hangisine girelim diye düşünürken benim sorularıma cevaplamaktan sıkıldı ki eşim, boşver gitmeyelim diyerek vazgeçti. Zaten sıradayken sorduğum en son soru "film kaç saat sürüyor, sorar mısın?" idi...:) 
Biraz dolaştık, fast food alanındaki kalabalık yordu bizi, zaten benim aklım fikrim evdeydi, herkes bebeğiyle geziyor diye vicdan azabı çektim. Birbirimize yeni yıl için hediye baktık, hiç bir şey beğenmedik, en sonunda Zeynep'e bir sürü kıyafet aldık.
Anne ve baba olmak bu demek ki....
Bebek arabamız tamirde.. Baby 2 go... şikayetçiyim anlatacağımmm