18 Temmuz 2009 Cumartesi

fonda Sezen Aksu... "Uçurtma Bayramları"


zamanın bu kadar hızlı aktığını daha önce hiç farketmemiştim, sanki yıllardır duruyordu da saat, duvar süsü, bilek koruyucusu olarak, şimdi başladı işe yaramaya.
tık tık tık tık... kızım büyüyor, daha da büyüyecek. nasıl bir kız olacaktan öte, nasıl bir anne olacağım merakı kavuruyor beynimi. o bana gelip her hissettiğini anlatabilecek mi? şimdi benim yaptığım gibi, bütün ayrıntılarını hayatın paylaşabilecek miyiz?
benim kadar ayrıntıcı olmasın elbette, biraz üstünü örtüp, biraz eliyle itip, biraz da silkeleyip yaşasın hayatı. her tozu, her inciği ve de boncuğu üzerine yapıştırmasın, sonra gözyaşları da yetmiyor yıkamak için.
bakışları beni yaşatıyor... nefes aldırıyor, yalnızım duygusunu yaşamayalı çok oldu, kızım dünyaya geleli.
ben değiştim mi? değişecek miyim? ya da korkutmalı mı değişmek... bir faydası olacaksa, ancak ve ancak kızıma tamam... herşeye hazırım.
yorgunluklar, yetişme duygusu... annelik, büründüğün bütün rolleri soyunup baştan ayağı çıkmayacak bir kostüm giymek, deri değiştirmek... en güzel kokuyu bürünüp, onun varlığını her yaptığı hareketle kabul etmek, saygı duymak... uyuyor kızım, uyansa da koklasam diye bakıyorum saate, hızlı evet... yetişecek ama nereye?
büyüyünce Uçurtma Bayramlarına katılacağız kızımla... zaman akarsa bu hızla, şimdiden başlamak lazım uçurtma yapmaya.ama hayaller senin, sen büyü de birlikte yapalım uçurtmamızı kızım.

17 Temmuz 2009 Cuma

kızım iki aylığa yakın...

sanki küsmüş gibi...
yazamadım...
ne yaşadığımı anlamaya çalışırken, miniğim hayata alışmaya çalışırken, başka bir şeyle ilgilenmek aklıma bile gelmedi.
şimdi miniğim yanıbaşımda uyuyor, birazdan uyanır... kendisinden bahsettiğimi hissedip, 53 gün oldu kucağıma geleli, kolyem oldu boynuma, ayrılmaz ikili.
babası ve beni çok mutlu etti, gün geçtikçe anlıyoruz bir bebek nasıl değiştirir bünyeyi.
ama zormuş, hele de ilk günler... bir ben bırakıyorsun geride, bize koşuyorsun çığlıklarla. gözyaşı aktığında yüreğin akıyor, bir gülümseme ancak bu kadar mutlu ediyor.
kızım gülümsüyor, hem de cilveli, tek omzunu kaldırarak.
uykusu, sindirimi, hapşırıkları, gözündeki enfeksiyon, herbiri konuşma konularımız artık... bu dönemlerde eğitimi ile ilgili okumam gereken güzel kitaplar varsa tavsiyelerinizi beklerim. lohusalığın ilk dönemlerinde "Eyvah! Anne oldum." isimli bir kitap getirdi Esra Teyzemiz, iyi geldi. bir tek ben değilmişim diyerek mutlu oldum...
uzun uzun yazabilirim aslında lohusalıkla ilgili, ama bileklerimden rahatsızım. doktor emziren kadın hastalığı dedi, umarım en kısa sürede iyileşir, bebeğimi kucaklarken zorlanıyorum çünkü.
bu arada, Kızımla İzmir, İst ve Ank ziyaretlerimizi gerçekleştirdik..
Annelik değiştirir mi insanı, bakalım değiştirecek mi beni?