8 Ekim 2009 Perşembe

Gel gitler...

Uyku düzenimiz oturdu diyordum, tamam artık kızım büyüdü çalışayım diyordum... Gözümden uyku akıyor, geceleri uyanıyor kuzum ve en az 2 saat uyanık kalıyoruz, dönencesini seyrediyor, karnını doyuruyor, arada esniyor, hadi uyuyalım dediğimde ise herkesten daha canlı bakıyor. Ek gıda almaya başladı o yüzden mi, annesini akşamları görüyor o yüzden mi, üşütüyor mu o yüzden mi?
Geçiş dönemi mi yoksa sadece?
Aklım fikrim onda, ama uykusuz da çok zor oluyor günü geçirmek, hele de akşam oldu mu, bir baş ağrısı giriyor ki sorma. Acaba evde bebeğimle mi kalsaydım diye düşünüyor, hala da gelgitler yaşıyorum. Aslında başladık işte, önümüze bakalım, ikide birde acaba dersem iki tarafı da idare edemem.  Farkındayım.
Dün akşam Deniz Teyzesi geldi, önce bana sonra da babasına benzetti Zeynebimi. Güzel bir maviden mont almış, aldı kucağına sarıldı, salladı, sardı...
Sevdi kızımı, kanı kaynadı. Öyle dedi, hoşuma gitti...
Banyo yaptırdık babasıyla, ağladı. Davulunu çaldık, boncuk gözleriyle baktı, ben kaçtım işlerimi halledeyim diye, babası ile kaldı. Döndüm baktım, kucağında bir küçücük aslancığı ile uykuya daldı....

7 Ekim 2009 Çarşamba

6 Ekim 2009 Salı

Bebeğim evde, ben işte...

İşe başladım...
Güzel küçük kızımı bıraksam mı bırakmasam mı ikileminden kurtulup, hadi bakalım dedim kendime. Yeniden özel bir okulda başladım çalışmaya, kızım bekliyor beni. Akşam olunca sarılıyorum koşarak, ama kokumu aldığında başlıyor ağlamaya. Kıyamam hiç sana bennn... Kuzum benim...
Doktoruna sorduk, henüz 4 aylık, acaba bırakmasam mı diye, ya şimdi ya hiç dedi. Şimdi 2 gün etkilenirse, 1 sene sonra 2 ay etkilenirmiş. Akşam oynadık hep, süt sağıyor bırakıyorum. İşteyken de 10 dakika ayırıyorum bu işe, akşamları buz ile eve götürüyorum.
Zamanla daha iyi anlaşılacak, her gün şükrediyorum, umarım kızımla ilgili verdiğim kararlardan dolayı birgün pişman olmam. Ama mutlu anne, mutlu bebek...