21 Kasım 2008 Cuma

Müjdeli Haber

Bayramdan önce iftar sonrası bir akşamdı. Ağabeyim, eşim ve ben iftar sonrası benim ısrarım sonucu doktora gittik. Çok yediğim için ya da dikkat etmediğim için midem sürekli yanıyordu, birisi beni uyarmalıydı ki ağrılarım geçsin.
Tahliller yapıldı, midemim rahatlaması için serum bağlandı, bir kaç saat sonra tahlil sonuçlarını almak için kahve içmeye gittik. Media market alışkanlığımızı da yerine getirerek hastaneye döndük, eşim tahlil sonuçlarını aldı ve gülümseyerek geldi yanımıza. "Pozitif" ...
- "Ne? O ne demek? Pozitif olan ne, duygularımız mı? Yok canım, şaka yapıyorsun, düşünmedik ki biz böyle bir şey"
Ağabeyim de şaşkın bir ifade. Ama eli dudaklarında, gülümsüyor.
Canım eşim doktor değil ki? Doktora soralım,
Doktor:
-"Gözünüz aydın, misafir geliyor".
Ben de hala bir şaşkınlık hali, "ilacımızı yazın da gidelim doktor bey",
-"Bu gibi durumlarda zıbın yazıyoruz...Hayırlı olsun"

Hissettiğim duyguları tarif etmek o kadar zor ki... Hiç ummadığınız bir anda, hayatın en güzel oyunu... "Hayat sen plan yaparken başına gelenlerdir" okuduğum en anlamlı cümle, Elif ŞAFAK'ın Siyah Süt kitabından.
Olumlu olumsuz karmakarışık, bir bebek, yeni bir can, nefes, benim nefesim eşimdi, karnım büyüyecek, yemek yaparken sıcaktan fenalaşmaz mı karnımda bebek, uykusuz geceler, patikler, anne mi olacağım, benim hayatımın en güzel hikayesi eşim baba mı olacak?, benden çok mu sevecek bebeği? ya ben... Ah ben...
Ben... Ben olmayacağım ki artık. Biz, canim... Anlatacağım. Günler geçtikçe, güzelce...

Hiç yorum yok: