4 Şubat 2009 Çarşamba

Gece görüşü

"Bil ki domuzların önüne inciler serilmez
Mücevherden sarraflar anlar ancak,başkası bilmez
Ne farkeder ki kör insan için elmasda bir cam da
Sana bakan kör ise, sakın kendini camdan sanma" Mevlana ne güzel söylemiş...

Bu dörtlük benim en sevdiğim dörtlüktür, ama bu dörtlüğü herkes anlamaz miniciğim. Ceviz, fındık, follik asit... Akıllı çocuklar dünyasındayız, ama zamanımızda akıllı olmak mı prim yapıyor acaba?
Her zaman bir ortamın en bilgisizi olmayı tercih ederim derim, ama bunu sen sakın senden bilgisizlerin yanında söyleme. Anlamazlar. Senin kendine güvenini, kendinle dalga geçebilmeni, eleştirmeni eksiklik olarak görmeye çalışırlar, ezmek ve yok etmek onlar için yaşama biçimidir.
Başka türlü var olduklarını değil diğerlerine hissettirmek, kendileri bile hissedemezler.
Bu insan örneklerinden koltuklarına yapışmış olan çok. Koltuk gittiğinde bir hiç olacaklarını düşündükleri için, o koltuğa her türlü sarılırlar. O koltuğun sadece koltuk olduğunu bilenler, zaten uzak dururlar oradan ama anlatamazlar dertlerini. İş olsun yeter ki tavrını tehdit olarak düşünürler, yaşlarına başlarına bakmazlar, nereden vuracaklarını şaşırdıkları için taklit yaparlar, mimikler ile dalga geçerler, küçülürler de küçülürler...
Değişik insanlar vardır miniğim, değişmekten acaip korkarlar...

Hiç yorum yok: